BRANŞ DERSLERİ

Bayramyuva Eğitim Alanları

SATRANÇ DERSLERİ

Günlük hayatın gerçeklerinden ortaya çıkan zihinsel bir spor olan satranç, çocuğu hayata hazırlamada ve hayatla bağ kurmasında son derece kullanışlı bir araçtır. Vasikov “ Satranç büyük hayatın küçük modelidir” diyerek satrançla gerçek hayat arasındaki benzerlikleri vurgulamıştır

Etkin bir öğrenme ortamı sağlayan satrançta işin çoğunu öğrenciler yapar. Öğrenciler beyinlerini kullanırlar, fikirleri düşünürler, problemleri çözerler ve ne öğrendilerse anında uygularlar. Satranç öğrenme hızlıdır, eğlencelidir, destekleyicidir ve çekicidir. Bu açıdan satrancın etkin öğrenmede önemli bir araç olduğu söylenebilir.

Satrançla ilgili yapılan araştırma sonuçlarına göre:

1. Bireylerin kötü alışkanlıklar edinilmesine engel olur.
2. Planlı hareket etmenin önemini ve gerekliliğini kavratır.
3. Süratli, doğru ve çabuk düşünebilmeye yardımcı olur, olaylara doğru yorumlarla yaklaşabilme yeteneklerini geliştirir.
4. Kişiliği ve karakteri olumlu yönde etkiler ve geliştirir.
5. ‘’ Kendine güven ‘’ duygusu aşılar ve bunu geliştirir.
6. Kendi güç ve yeteneklerini daha iyi tanıyarak, bireysel güç ve yetenekleri açığa çıkarmaya ve bireysel doğru kararlar alabilmeye yardımcı olur.
7. Dikkatini tek konu üzerinde yoğunlaştırabilme alışkanlığı kazandırır.
8. Konulara karşı şüpheci yaklaşımı benimsetir, onları ezberci zihniyetten arındırır.
9. Kişileri düşünen, araştıran, yargılayan varlıklar haline getirir, ve yaratıcılıklarında özgür bırakan bir ortam hazırlar.
10. Başarıya ancak ve ancak sistemli ve disiplinli bir çalışmayla varılabileceğini gösterir.
11. Mücadeleci bir ruh yapısına sahip olmanın gerekliliğini benimsetir.
12. Başarısızlıklar karşısında yılmamayı, başarı için daha da çok çalışmanın gerekli olduğunu öğretir.
13. Yepyeni hedefler göstererek bu yeni hedefler doğrultusunda motivasyon sağlar.
14. Kişilerin olumsuz bir yönünü, eksikliğini veya bir davranış bozukluğunu hızlıca ortaya çıkarır.
15. Kurallara uymayı, dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kazananı kutlamayı öğretir.
16. Yakın dostluklar kurup daha çok sosyalleşmeye ve sosyal yaşamının zenginleşmesine yardımcı olur.

Öğretmenlerimiz ve velilerimiz, çocuklarımızın geleceğini önemsiyorsak artık anasınıfı döneminde eğitimine başlanan satranç ile onları tanıştırmak bir zorunluluk olmaktadır.

MENTAL ARİTMETİK

Abaküs Mental Aritmetik Eğitimi, 4-12 yaş arasındaki çocuklarda, Zekâ gelişimi sağlayan bir zihinsel gelişim programıdır. Önce aritmetik işlemlerde abaküs kullanımının öğrenilmesi ile başlayan program, daha sonra abaküs kullanılmadan öğrencilerin işlemleri çok hızlı bir şekilde tamamen zihinden yapmayı öğrenmeleri ile devam eder. Aslında abaküsün imajı zihinlerine yerleşmiştir, ve hesapları yaparken, sanki ellerinin altında abaküs varmış gibi parmaklarını hareket ettirirler. Mental Aritmetik Programının son aşamasında ise öğrenciler işlemleri, artık parmaklarını bile kıpırdatmaya ihtiyaç duymaksızın sadece zihinlerinden, hesap makinası hızında çözümleyebilme yeteneğine ulaşırlar. Mental Aritmetik eğitimi alan öğrencilere araştırmacılar tarafından uygulanan testler ve bilimsel analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin beyin aktivitelerinin arttığı, sağ ve sol loblarının birlikte uyarıldığı, sayısal zekâlarında (IQ) ve duygusal zekâlarında (EQ) oldukça önemli gelişmeler olduğu gözlenmiştir.

Bu program bir çocuğa yalnızca muhteşem bir aritmetik yeteneği kazandırmanın yanı sıra, aynı zamanda, onun yaratıcılığını, bellek gücünü, odaklanma ve dikkat yoğunluğunu, dinleme anlama becerilerini ve problem çözümleme yeteneklerini de geliştirmek üzere tasarlanmıştır. Mental Aritmetik Eğitimi ile zihinden yapılan aritmetik işlemleri, beynin sol ve sağ loplarında atıl durumda kalmış beyin hücrelerini harekete geçirerek, nöronlar arası bağların sayılarını arttırarak ve aralarındaki bağları daha da güçlendirerek beynin kapasitesini arttırmaktadır.

Okulda soyut olarak öğrenmiş olduğu Matematik bilgisi yerine, daha somut ve boncuk tabanlı bir sistemde Matematik bilgisi sunmaktayız. Sayı değerlerini boncuklarla ilişkilendirerek somutlaştırdıkları için hesaplama bilgisini kavramaları kolaylaşmaktadır.

DEĞERLER EĞİTİMİ ve ÖĞRETİMİ

Değerler eğitimi projesi, öğrencilerimizin sevgi, saygı, barış, iyimserlik, duyarlı olma, özgür düşünebilme, dürüstlük, hoşgörü, sorumluluk, adalet, güven, yardımseverlik v.b daha birçok manevi ve kültürel değeri tam olarak kavrayabilmeleri ve edinebilmeleri için yapılacak olan bilgilendirme, okul içi ve okul dışı etkinlikler, yarışmalar v.b gibi uygulamaları içermekte olup okul-aile işbirliği gerektiren kapsamlı bir projedir. Çocuklarımızın sağlıklı kişiliğin temel taşlarını oluşturan toplumsal ve evrensel değerleri kazanmalarını ve kişiliklerinin her yönüyle geliştirmelerini sağlamak, onları bu değerleri bir yaşam biçimi haline getirmiş bireyler olarak yetiştirmek, öğrencilerin temel insani özellikleri kazanabilmelerine yardımcı olmak, değerlere karşı duyarlılık oluşturmak ve onları davranışa dönüştürme konusunda öğrencilere rehberlik etmek bu projenin temel amaçlarıdır. Bu noktada öğretmenlerimizin her ayın değeri ile ilgili farklı derslere uygun farklı etkinlikler tasarlamaları ve uygulamaları daha etkili sonuçlar alınabilmesini sağlayacaktır.

YABANCI DİL (İNGİLİZCE)

Erken Yaşta Yabancı Dil Nasıl Öğretilmelidir?

Okul öncesi dönemde çocuklara yabancı dil doğrudan değil, oyun, şarkı, tekerlemelerle dolaylı yoldan öğretilebilir. Böylece çocuk yabancı dille tabiî bir ortamda karşı karşıya gelir, duyarak, görerek ve bizzat yaşayarak öğrenir. Öğretmen, hareket, jest, mimik; uygun ipucu verme, resim ve şekillerle gösterme, şarkı söyleme, şiir okuma, karşılıklı konuşma gibi yolları kullanabilir. Yabancı dildeki sesleri duymaya alışan çocuklar bunları zamanla benimser. Öğretilen kelime ve cümlelerin çocukların günlük hayatından seçilmesi ilgiyi artırır. Çocuk hangi oyuncak ve nesnelerle oynuyorsa, onların İngilizce isimlerini de kolayca öğrenebilir. Oyun, çocuk için en iyi öğrenme yoludur. Oyunla yabancı dil bir araya getirilince öğrenme daha da kolaylaşır ve bir keyif hâline gelir. Dil öğretiminde şarkı ve hareket de başarıyı yükseltir. Ritm ve melodiyle öğrenme eğlenceli hâle gelir ve bilginin hafızada kalması kolaylaşır. Çocuk, şarkıları önce anlamını bilmeden ezberler, kelimeleri öğrendikçe anlamı da çözer. Bunun yanında, yabancı dil öğretimi için kullanılan boyama veya hikâye kitaplarından ve kasetlerden faydalanılabilir. Çocuklara dil öğretirken sık tekrarların yapılması öğrenilenlerin pekiştirilmesini ve derse katılamayanların da öğrenme fırsatı bulmasını sağlar.

Çocuk ana sınıfında doğal bir ortamda yabancı dille karşı karşıya gelmelidir. Dil eğitimi okul öncesinde bilişim teknolojilerine paralel olarak oyun, şarkı, tekerleme gibi doğal yöntemlerle öğretilmelidir. Özellikle oyun ile yabancı dil öğretimi dinleme, taklit etme, kavram oluşumu gibi dil gelişiminin temelini oluşturan bu becerilerin gelişimine yardımcı olur (Dönmez v.d., 1997). Okul öncesi dönemde çocuklar dinleme ve konuşma becerilerinde daha başarılı olmaktadırlar, bu yüzden yabancı dil eğitimi verilirken de bu ölçütler dikkate alınmalıdır.

Roth (1998) çocukların 3-4 yaşına kadar ana dillerinde kendilerini rahatça ifade edebileceklerini belirterek, 6 yaşından sonra ise artık zamanları algılayabilecek düzeye gelebileceklerini açıklamıştır. 

AKIL OYUNLARI

Eğlenerek öğrenmeyi sağlayan zeka oyunları çocukların zihinlerini açan ve yeni şeyler öğrenmelerini sağlayan oyunlardır. Çocukların yeteneklerini geliştiren ve yeni yetenekler kazanmasını sağlayan zeka oyunları, hızlı karar verme, bir sonraki adımı düşünme ve olasılık hesaplama mantığını geliştiren oldukça faydalı oyunlardır. Karakter gelişimine de olumlu katıkları olan bu oyunlar, çocukların planlı hareket etme becerilerini geliştiren ve kötü alışkanlıkların önüne geçen eğlencelerdir. Zeka oyunları ile bilgi ve becerisini arttıran çocukların kendine olan güveni artmakta, kendi sınırlarını tanıması sağlanmaktadır. Yetenekleri yanında eksiklerini de gören çocuk, eksik yönleri geliştirmek ve daha yetenekli hale gelmek için neler yapabileceğini araştırır. Konsantrasyon gerektiren zeka oyunları, çocukların dikkatini toplama becerisi sağlayarak derslerine de olumlu katkılar sağlamaktadır. Zeka oyunları oynayan çocukların ezberci değil araştırmacı ve meraklı olduğu gözlemlenmiştir. Sorgulayıcı bir tavır içinde olmaya başlayan çocuk, yeteneklerini ve yaratıcılığını geliştirmek için araştırmayı seven bir birey haline gelmektedir.